7 Mart
“Ruhun ürünü iyiliktir..” (Galatyalılar 5:22)
İyilik, karakter harikalığı anlamına gelir. Biri iyilik sözcüğünü şöyle tanımlamıştır: “Her düşüncede donanımlı erdem”; basit olarak şöyle açıklayalım: iyilik ürününe sahip olan bir kişi, şefkatlidir, erdemlidir ve yaşamın her alanında doğru ve adildir.
İyilik, kötülüğün karşıtıdır. Kötü bir insan hilekar, ahlaksız, hain, adaletsiz, zalim, bencil, nefret eden, kıskanç ve /veya sert olabilir. İyi bir insan, mükemmel olmamasına rağmen, gerçekten, adaletten, saflıktan ve diğer benzer arzu edilen kişilik özelliklerine sahip biridir.
Elçi Pavlus Romalılar 5:7 ayetinde doğru ve iyi bir insan arasındaki farkı belirtir; doğru kişi adildir, içtendir ve davranışlarında nettir, ama diğer kişilerden soğuk bir tavır ile uzaklaşabilir. Öte yandan, iyi bir insan nazik ve sevecendir. Doğru bir kişi için biri çok ender olarak ölür, ama iyi bir kişi için biri ölebilir.
Ama yine de iyiliğin sabit olduğunu hatırlamamız gerekir. Günah konusunda ödün vermek ya da günahı görmezden gelmek iyi bir tutum değildir. Ve bu yüzden iyilik, azarlayabilir, düzeltebilir ve disiplin edebilir. Bu gerçeği, beden almış iyilik olan Rab İsa Tapınakta temizlik yaptığı zaman görebiliyoruz.
İyiliğin eşsiz bir özelliği, kötülüğün üstesinden gelebilmesidir. Pavlus Romalı imanlılara bu konuda şunları yazdı: “Kötülüğe yenilmeyin, ama kötülüğü iyilik ile yenin.” (Romalılar 12:21) Başka birinin nefretinin huyumuzu mahvetmesine izin verdiğimiz zaman, onun kötülüğü tarafından yenilmiş oluruz. Ama bize yapılan kötülüğün üzerine çıkabildiğimiz ve lütuf, sevgi ve merhamet gösterdiğimiz zaman, kötülüğü iyilik ile yenmiş oluruz.
Murdoch Campbell, yaşamını mahvetmeye uğraşan bir karısı olan Kuzey İskoçyalı tanrısayar bir bakandan söz eder; bu bakan bir gün Kutsal Kitap’ını okurken, karısı Kutsal Kitap’ı kocasının elinden kaparak şöminede yanan ateşin içine attı! Bakan karısının yüzüne bakıp sakin bir şekilde şöyle dedi: “Hiç bir zaman bundan daha sıcak bir şömine ateşinin yanında oturduğumu sanmıyorum.” Onun iyiliği karısının kötülüğüne üstün gelmişti. Karısı sevecen, lütuf ile dolu bir eş haline geldi. Campbell bu konuda şu yorumu yapar: “Kuzey İskoçyalı be bakanın Jezebel’i bir Lydia’ya dönüştü. Dikeni bir kır zambağı haline geldi.” İyilik galip gelmişti!