19 Ağustos

“Tanrıya sövmeyeceksiniz, halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.”
(Mısır’dan Çıkış 22:28)

Tanrı Musa’ya yasayı verdiği zaman, yetki konumuna sahip olan kişilere karşı sövgü ya da lanet dolu sözler sarf edilmesine yasak koydu. Bunun nedeni aşikardır. Bu egemen kişiler ve önderler Tanrının temsilcileridirler. “Herkes, baştaki yönetime bağlı olsun. Çünkü tanrıdan olmayan yönetim yoktur.” (Romalılar 13:1) “Çünkü yönetim senin iyiliğin için Tanrıya hizmet etmektedir. (Romalılar 13:4) Sözü edilen önder Rabbi kişisel olarak tanımıyor olsa bile, yine de Rabbin hizmetinde olan bir kişidir.

Tanrı ve insan önderler arasındaki bağlantı öylesine yakındır ki, O, bazen onlara tanrılar olarak işaret eder. Böylece bu günkü ayetimizde şunu okuruz: “tanrılara sövmeyeceksiniz”; buradaki anlamı ile yönetimdeki yetkililere sövmeyeceksiniz denmektedir. Ve Mezmur 82:1,6 ayetlerinde Rab, onlardan kuruldaki ilahlar olarak söz eder – ama onların tanrılar olduklarını ifade etmez, ama yalnızca Tanrının temsilcileri olduklarını belirtir.

Kral Saul’un Davut’u öldürmek için yaptığı saldırılara rağmen, Davut adamlarına krala hiçbir şekilde zarar vermemeleri için uyarıda bulundu, çünkü kral Rabbin mesh etmiş olduğu kişi idi.(1.Samuel 24:6)

Elçi Pavlus, baş kahini tanımayarak onu azarladığı zaman, hemen tövbe etti ve şu sözleri söyleyerek özür diledi: “Kardeşler, baş kahin olduğunu bilmiyordum. Nitekim, ‘halkını y önetenleri kötüleme’ diye yazılmıştır.” (Elçilerin İşleri 23:5)

Yetkililere saygı gösterme konusu ruhsal alanda bile uygulanır. Bu ilke, Başmelek Mikael tarafından da uygulanır; Mikael Musa’nın cesedi konusunda İblis ile çekişip tartışır iken, söverek onu yargılamaya kalkışmadı ve yalnızca, “seni Rab azarlasın” dedi. (Yahuda 9)

Son günlerdeki sapkınların belirtilerinden biri de, bu küstah, dik başlı kişilerin yüce varlıklara sövmekten korkmamalarıdır. (2.Petrus 2:10)

Buradan alacağımız ders aşikardır. Politikalarını kabul etmiyor olsak bile ya da onların kişisel karakterlerini onaylamasak dahi, önderlerimize Tanrının resmi hizmetkarları olarak saygı göstermemiz gerekir. Hiç bir koşul altında politik bir kampanyanın harareti sırasında bir imanlının söylediği şu sözleri söylemememiz gerekir: “Başkan alçak bir haindir.”

Ayrıca, “Tanrı yoluna tam bir bağlılık ve ağırbaşlılık içinde sakin ve huzurlu bir yaşam sürelim diye, krallar ile tüm üst yöneticiler dahil, bütün insanlar için dilekler, dualar, yakarışlar ve şükürler sunmamız” gerekir. (1.Timoteos 2:2)